SAMİ DAYANGAÇ


Türkülerin Öyküsü: Ziya Türküsü

GÖZLEM - Sami DAYANGAÇ


Çamlığın başında tüter bir tütün

Acı çekmeyenin yüreği bütün

Ziya’nın atını pazara tutun

Gelen geçen Ziya’m ölmüş desinler

 

At üstünde kuşlar gibi dönen yar

Kendi gidip ahbapları kalan yar

 

Uzun olur gemilerin direği

Yanık olur anaların yüreği

Ne sen gelin oldun ne ben güveği

Onun için kapanmıyor gözlerim

 

At üstünde kuşlar gibi dönen yar

Kendi gidip ahbapları kalan yar

 

Ham meyvayı kopardılar dalından

Beni ayırdılar nazlı yarımdan

Eğer yarım tutmaz ise salımdan

Onun için açık gider gözlerim

 

At üstünde kuşlar gibi dönen yar

Kendi gidip ahbapları kalan yar

 

Ziya yakışıklı bir delikanlıdır. Yozgat’ın Karacalar Köyü’ndendir. Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanırlar. Fikriye’nin babası Karacalar Köyü İmamı Ali Hoca’dır. Ali Hoca Kızıltepe Köyü’ne imam olur. Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider. İki taraf da birbirini oldukça sevmektedir. Ziya bir gün ekin sularken üşütür ve karın ağrısından şikâyet eder. Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür. Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir. İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer orada ölür. Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya çıkar.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ: Açıklamalarla vakit harcama, insanlar sadece duymak istediklerini duyarlar…