CEYHUN ÜSTEN


Ağlamak duyguları emzirmektir…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili dostlarım;

Ne zaman ağlayan birini görsem,

İçim acısa da yine de sevinirim.

Çünkü bilirim ki

Ağlayabilen kişinin kalbi henüz nasır tutmamıştır.

Katılaşmamıştır yüreği.

Hani “Öz ağlamazsa gözde ağlamaz ” denir ya…

Öylesine saf,

Öylesine temiz,

Öylesine masum!

İşte öyle bir şey…

Sevindiğimizde atılan kahkahalar kadar,

Üzüldüğümüz zamanlarda döktüğümüz gözyaşları da,

“Ağlamak duyguları emzirmektir” derdi bir sevgili dostum

Ve eklerdi,

Kalbi kirden pastan arındırmak,

Acıları bal eylemek,

Yüreğe gül ekmektir.

Ağlatmadan,

 Ağlayabilseydik şayet,

Ya da

Acıtmadan,

Acıyabilseydik,

Kırmadan kırılsaydık,

Kahretmeden kahrolsaydık,

İşte o zaman yeryüzü bir gül bahçesine dönüşürdü…

Her yürek çocukça doğar dostlarım,

Bir o kadar değerlidir yarenlerim.

Gözyaşı;

Çekilen sıkıntıyı ve beraberinde gelen hakikati değiştirmez hiç kuşkusuz…

Lakin kalbi katılaşmaktan kurtarır.

Hakikatlerin,

Beton zemine çarpıp geri dönmesine engel olur.

İşte tamda bu nedenle dostlarım

Ağlamak güzeldir…

Ağlamayı,

Üzülmeyi becerebilen bir insan,

Sevinmeyi de becerebilir kanaatindeyim.

Bilmemem yanılıyor muyum?

Sizlerde bana katılıyor musunuz erenler?

Ağlayabilen bir insan,

Gülmenin kıymetini daha iyi anlayabilir.

Ağlatanlardan değil,

 Ağlayanlardan olmanın ayrıcalığını hissedebilir.

Dostlarım;

‘Ağlamak ‘sanılanın aksine

 Çaresizlik,

Zayıflık,

Güçsüzlük demek değildir.

Tam aksine güçlü olmak

Duygularımızı sağılıklı bir şekilde ifade edebilmektir…

Canımız yandığında;

Öfke ve intikam duygularıyla

Kalbimizi nasırlaştıracağımıza,

Gözyaşlarımızla yapılan arınma,

Kalbin doğru ateşi bularak yumuşamasına vesile olur kanaatindeyim…

Ağlayan birisine yapılacak en büyük destek,

Samimi bir dokunuşla uzatılan bir mendildir.

Bana göre bu davranış bin türlü sözden çok daha kıymetli,

Çok daha acıyı bal eyleyen bir eylemdir…

Bir mendille omuz vermek,

Paylaşmak tüm yılgınlıkları,

Acı ile kavrulmuş yüreğin kor yangınlarına

Bir tas su dökmektir en kalbi hislerle…

Ağlayabilmek insan olmanın gereklerinden biridir.

Her şeye rağmen,

Özellikle insanın kendisine rağmen ağlayabilmesi takdire şayan bir erdemdir…

Ağlamak ve Gülmek ise olmazsa olmaz bir ikilidir.

Tıpkı evrende olan diğer zıtlıklar gibi…

Gülmenin kıymeti harbiyesi için,

Ağlamalıdır yürek…

Dudakların tebessüm ederken gözlerin ağladı mı?

Benim dudaklarım tebessüm ederken gözlerim ağladı.

Kurak toprakların yeşermesi için,

Gözlerini gökyüzüne dikip yağmur bulutlarını bekler gibi,

Kafesten kuşu kaçmış küçük bir çocuk gibi bekledim.

Bende mevsim kış ya da sonbahar.

Şehrime uğramıyor artık yaz ya da bahar.

Karların kaplı olduğu bir yerde,

Karları delip çıkan kardelen gibi karanlıkları aydınlatarak gelmeni bekledim.

Her defasında ölen aşka,

Her defasında biten sevdaya ağıtlar yaktım.

Oturup bekledim sonra.

Ağıtlarımın diriltmesi için

Ölen sevdayı,

Biten aşkı.

Sen de saatler,

Günler geçiyor.

Bende mevsimler.

Gerçekte düşleri yaşatırken,

Gerçeklerin düşü oldum şimdi.

Oysa gerçek bir ömür sürüyordu düşe kalka.

Düş ise uyandığında bitiyordu.

Ben senin sene de bir kez gördüğün düşünüm artık.

Her rüyadan uyandığında anlıyorum diyorsun ya

Aslında anlamadın,

Anlamıyorsun,

Anlamayacaksın…

Dudakların tebessüm ederken gözlerin ağladı mı?